16 Temmuz 2010 Cuma


KUR'AN'DA KISA AYETLER


2 HARF OLAN AYETLER

1-Taha suresi 1.ayet:Tâhâ

2-Yasin suresi 1.ayet:Yâsîn

3-Fussilet suresi 1.ayet:Ha Mim

4-Şura suresi 1.ayet: Ha Mim

5-Zuhruf suresi 1.ayet:Ha Mim

6-Duhan suresi 1.ayet:Ha Mim

7-Casiye suresi 1.ayet:Ha Mim

8-Ahkaf suresi 1.ayet:Ha Mim


3 HARF OLAN AYETLER

1-Ali İmran 1.ayet:Elif Lam Mim

2-Şuara suresi 1.ayet:Ta Sin Mim

3-Kasas suresi 1.ayet:Ta Sin Mim

4-Ankebut suresi 1.ayet:Elif Lam Mim

5-Rum suresi 1.ayet:Elif Lam Mim

6-Lokman suresi 1.ayet:Elif Lam Mim

7-Secde suresi 1.ayet :Elif Lam Mim


4 HARF OLAN AYETLER

1-Araf suresi 1.ayet:Elif Lam Mim Sad


5 HARF OLAN AYETLER

1-Meryem suresi 1.ayet:Kaf Ha Ya Sad


6 HARF OLAN AYETLER

1-Tur suresi 1.ayet:Ve't turi

2-Rahman suresi 1.ayet:Er Rahman

3-Hakka suresi 1.ayet :El Hakka

4-Duha suresi 1.ayet :ve d Duha

5-Asr suresi 1.ayet:Ve'l asr


7 HARF OLAN AYETLER

1-Karia suresi 1.ayet:El Kariatu

6 Temmuz 2010 Salı


KUR'AN'DA ZAMAN İLE İLGİLİ KELİMELER


1-Yevm(Gün)


2-Nehar(Gündüz)


3-Fecr(Sabah aydınlığı,tanyeri)


4-Sabah


5-Duha(Güneş doğduktan kısa bir sure sonra)


6-Zuhr(Öğle vakti)


7-Asr(İkindi vakti)


8-Mesa(Akşam)


9-Aşiyy-İşa(Yatsı vakti)


10-Leyl(Gece)
11-Vakt(Vakit)

12-Şehr(Ay)


13-Mevsimler:


A-Şita(Kış)

B-Vesmiyyu(Sonbaharla kış arası soğuk ve ya­ğışlı dönem)

C-Harif(Sonbahar)

D-Hamim(Yazın yerkürenin sıcak ol­duğu dönemdeki yağışlı mevsim)

E-Sayf(Yaz)

F-Rebi(İlkbahar)


14-Sene(Yıl)


15-Usbu'(Hafta-Yedi gün)


16-An


17-Saat


18-Kıyamet


19-Dehr(Zaman)


20-Hin(uzun zaman)

...........

5 Temmuz 2010 Pazartesi


KUR'AN'DA KEŞKE KELİMESİ


Keşke kelimesi bir temenni sözüdür.Arapçada temenni sözleri birden fazladır:

1-LEYTE:

Türkçe’de :Bari,keşke,tek,ne olurdu anlamına gelir.Kur’an’da “leyte” kelimesi 14 yerde kullanılır:

“Onların, ateşin kenarına getirilip durdurulduklarında, «keşke dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve inananlardan olsaydık» dediklerini bir görsen!”6/Enam-27

“Yüzleri ateşte çevrildiği gün: «Keşke Allah'a itaat etseydik, keşke Peygamber'e itaat etseydik!» derler.”33/Ahzap-66

“Karun, ihtişam içinde milletinin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: «Karun'a verildiği gibi bizim de olsa; doğrusu o büyük bir varlık sahibidir» demişlerdi.”28/Kasas-79

“O'na cennete gir» denilince «Keşke kavmim bilseydi.»36/Yasin-26

“O şeytan dostu kimse, en sonunda bize gelince arkadaşına: Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı, ne kötü arkadaşmışsın! der.”43/Zuhruf-39

Allah'tan size bir nimet erişse, and olsun ki, sizinle kendi arasında bir dostluk yokmuş gibi: «Keşki onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım» der.4/Nisa-73

“Nitekim, ürünleri yok edildi; bağın altüst olmuş çardakları karşısında, sarfettiği emeğe içi yanarak ellerini oğuşturup «Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım» diyordu.”18/Kehf-42

“Doğum sancısı onu bir hurma ağacının dibine gitmeğe mecbur etti. «Keşke ben bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim» dedi.”19/Meryem-23

“O gün, zalim kimse (pişmanlıktan) ellerini ısırıp şöyle der: Keşke o peygamberle birlikte bir yol tutsaydım!”25/Furkan-27

«Eyvah!» diyecek, «keşke falancayı dost edinmeseydim.”25/Furkan-28

Ancak kitabı sol tarafından verilen der ki: «Eyvah! Keşke kitabım verilmeseydi bana!.”69/Hakka-25

“Keşke onunla (ölümümle) her iş olup bitseydi!”69/Hakka-27

“Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: «Keşke toprak olaydım» der.” 78/Nebe-40

“İşte o zaman insan:) «Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!» der.”89/Fecr-24

İşte bu "keşke"ler insanın temennisi olmakla beraber geri dönüşün mümkün olmadığı, hayıflanmanın bir işe yaramadığını ortaya koyan bir ifadedir.

2-LEV :

Genellikle gerçekleşmesi imkan dahilinde olmayan bir temenni ifadesidir. Keşke olsaydı,şayet,eğer anlamında bir kelimedir.Kur’an’da “lev” ifadesi bir çok yerde geçmesine rağmen temenni olarak yaklaşık 20 yerde geçer.

“Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık» derler.”67/Mülk-10

“İşte o gün inkar edip peygambere asi olanlar şöyle arzu edecekler: Keşke yerle bir edilselerdi de Allah'tan bir tek söz gizlemeselerdi.”4/Nisa-42

Ayrıca daha önce yaptığım“Keşke Bilselerdi” çalışmadaki ayetlerde de “lev” kelimesi kullanılmaktadır.Burada keşke ifadesi bir hayıflanma değil,bir gerçeği ortaya koymaya yönelik ifadedir.Allah bu ayetleriyle bir anlamda uyarıyor,ölmeden,iş işten geçmeden önce kendinize gelin gibi uyarılarını yapmaktadır.Yol yakınken dönün,şunları göz önüne alın,unutmayın,hüsrana uğrayanların durumuna düşmeyin anlamında bir uyarıdır,ikazdır.Bir öğretmenin öğrencilerine okulun başında uyarması,nasihatlarda bulunması gibi bir temenni ifadeleridir.

3-LEALLE

Lealle edatı tereci yani korkulan ve umulan bir işin,bir durumun beklenmesini ifade eder.Türkçe’de de “umulur ki,ümit edilir ki,keşke olsa,ola ki,korkarım ki,umarım,belki” gibi anlamlarla tercüme edilir. “Lealle”nin temenni için kullanıldığı da olur. Bu noktada şu ayrımı yapmak da faydalı olacaktır: Temenni, nefsin olmasını arzu ettiği ama daha çok imkânsız istekler ve yakınmalardır. Tereccîde ise, istenilen iş mümkündür ve olması beklenir. Temennide hep arzulanan, nefsin hoşuna giden şeylere özlem vardır. Tereccîde ise, bazen hoşlanılmayan şeyleri bekleme de söz konusudur. Kur’an-ı Kerim’de “Lealle”nin temenni için kullanıldığı ayetler de vardır.Mesela;

“Âhireti inkâr edenlerden birine ölüm gelip çatınca, işte o zaman: ‘Ya Rabbî!’ der, ‘ne olur beni dünyaya geri gönderin, ta ki zayi ettiğim ömrümü telafi edip iyi işler yapayım.’ Hayır, hayır! Bu, onun söylediği manâsız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, artık, diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.” 23/Mü’minûn -99-100

“Tuttular, Allah’tan başka tanrılar peşine düştüler, ümit ettiler ki yardıma nâil olacaklar!” 36-Yasin-74

Kur’anda keşke ifadelerinin nasıl kullanıldığına baktığımızda;insanların “keşke” ifadelerinin kullanması ile Allah’ın “keşke” ifadesini kullanması farklıdır.Ayrıca Allah bunu farklı kelimelerle ifade etmiştir.Bu da Arapçanın ne kadar ayrıntılı bir dil olduğunu gözler önüne seriyor.

1 Mayıs 2010 Cumartesi




NE DERLER?


1-Bozguncular-Müfsidler Kendilerine Muslih-Düzelticiler Derler
Kendilerine: «Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın» dendiği zaman, «Bizler sadece ıslah edicileriz» derler.2/Bakara-11
2-İnananlara Sefih-Beyinsiz Derler(İman Etmeyi Beyinsizliklik Sayarlar)
Onlara «Müslümanların inandığı gibi siz de inanın» denilince de, «Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım?» derler; iyi bilin ki asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.2/Bakara-13
3-İmana Davet Edilince,Kendilerine Daha Önce Getirilmiş Olana İnandıklarını Derler
Kendilerine: Allah'ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız, derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Halbuki o Kur'an, kendi ellerinde bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara: Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.2/Bakara-91
4-Atalar Dinine Tabi Olduklarını Derler
Onlara: «Allah'ın indirdiğine uyun» denilince, «Hayır, atalarımızı yapar bulduğumuz şeye uyarız» derler; ya ataları bir şey akledemeyen ve doğru olmayan kimseler idiyseler?.2/Bakara-170
Onlara, «Gelin Allah'ın indirdiği Kitap'a ve peygambere uyun» dendiğinde, «Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter» derler; ya ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?.5/Maide-104
Onlara, «Allah'ın indirdiğine uyun» denince: «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız» derler. Ya şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmışsa?.31/Lokman-21
5-Münafıklar Savaşa Çağrılınca;Savaştan Kaytaracak Şeyler Derler
Bir de münafıklık edenleri açığa vurmak içindi. Kendilerine: Gelin Allah yolunda savaşın veya savunun, dendiği zaman: şayet savaşmayı bilseydik peşinizden gelirdik, dediler. O gün onlar imandan çok küfre yakındılar. Kalblerinde olmayan şeyi ağızlarıyla söylüyorlardı. Onların gizlediği şeyi Allah çok iyi bilir.3/Ali İmran-167
Kendilerine: «Elinizi savaştan çekin, namaz kılın, zekat verin» denenleri görmedin mi? Onlara savaş farz kılındığında, içlerinden bir takımı hemen, insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve «Rabbimiz! Bize savaşı niçin farz kıldın, bizi yakın bir zamana kadar tehir edemez miydin?» derler. De ki: «Dünya geçimliği azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için hayırlıdır, size zerre kadar zulmedilmez».4/Nisa-77
6-Allah’ın Vahyine “Esatirul Evvelin”(Eskilerin Masalları) Derler
Onlara: «Rabbiniz ne indirdi?» diye sorulsa: «öncekilerin masalları» derler.16/Nahl-24
7-Rahman’a Secdeye Çağrılınca;”Rahman da Nedir” Derler
Onlara: «Rahman'a secdeye varın» dendiği zaman «Rahman da nedir? Emrettiğine mi secdeye varacağız?» derler. Bu, onların nefretini artırır.25/Furkan-60
8-İnfak Emredilince “Açları Biz mi Doyuracağız” Derler
Onlara: «Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin» denince inkar edenler inananlara: «Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız» derler.36/Yasin-47
9-Kıyamet Gününün Gerçek Olduğu Söylenince;”Bilmiyoruz” Derler
«Doğrusu Allah'ın verdiği söz gerçektir, kıyamet saati şüphe götürmez» dendiği zaman: «Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, yalnız yoktur sanıyoruz, buna dair kesin bir bilgi elde etmiş değiliz» derdiniz.45/Casiye-32


21 Mart 2010 Pazar


İYİ BİLİN-DİKKAT EDİN

1-İyi bilin ki, onlar ortalığı bozanların ta kendileridir, fakat anlamazlar.(2/Bakara-12)
2-Onlara «Müslümanların inandığı gibi siz de inanın» denilince de, «Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım?» derler; iyi bilin ki asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler. (2/Bakara-13)
3-(Ey müminler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.(2/Bakara-214)
4-Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, «Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize» derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!.(6/En’am-31)
5-Sonra onlar, gerçek mevlalarına döndürülürler. Dikkat edin; hüküm O'nundur. Ve; O hesab görenlerin en süratlisidir.(6/En’am-62)
6-Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa hükmeden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; güneşi, ayı, yıldızları, hepsini buyruğuna baş eğdirerek var eden Allah'tır. İyi bilin ki yaratma da emir de O'nun hakkıdır. Alemlerin Rabbi olan Allah Yüce'dir.(7/Araf-54)
7-Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman, işte bu bizim hakkımızdır, dediler, başlarına bir kötülük gelince de, işte bu Musa ile yanındakilerin uğursuzluğu yüzünden, dediler. İyi bilin ki, onların uğursuzluğu Allah katındandır. Lâkin çoğu bunu bilmezler.(7/Araf-131)
8-Yeminlerini bozan, Peygamberi sürgüne göndermeye azmeden bir toplumla savaşmanız gerekmez mi ki, önce onlar başlamışlardır? Onlardan korkar mısınız? Eğer inanıyorsanız iyi bilin ki asıl korkmanız gereken Allah'tır.(9/Tevbe-13)
9-Onlardan, «Bana izin ver, beni fitneye düşürme» diyen vardır. İyi bilin ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdi. Cehennem, inkar edenleri şüphesiz kuşatacaktır.(9/Tevbe-49)
10-Bedevilerden öyleleri de vardır ki; Allah'a ve ahiret gününe inanır, infak ettiğini Allah katında yakınlığa ve peygamberin duasına nail olmaya vesile sayar. İyi bilin ki; bunlar kendileri için gerçek bir yakınlıktır. Allah, onları rahmetine girdirecektir. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahim' dir.(9/Tevbe-99)
11-İyi bilin ki, Allah'ın verdiği söz gerçektir, ama çoğu bunu bilmez.(10/Yunus-55)
12- İyi bilin ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.(10/Yunus-62)
13- İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ı bırakıp ortak koşanlar sadece zanna uyanlardır. Onlar ancak tahminde bulunuyorlar.(Yunus-66)
14-Dikkat edin! Görmüyor musunuz, onlar düşmanlıklarını gizlemek için göğüslerini çeviriyorlar. İyi bilin ki, onlar örtülerine bürünürlerken, neyi gizleyip, neyi açığa vurduklarını Allah biliyor. Muhakkak ki Allah, gönülde gizlenenleri de bilir.(11/Hud-5)
15- And olsun ki, onların azabını sayılı bir süreye kadar ertelesek, «Onu alıkoyan nedir?» derler.İyi bilin ki, onlara azab geldiği gün, artık geri çevrilmez; alaya aldıkları şey onları mahvedecektir.(11/Hud-8)
16- Yalan söyleyerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim vardır? İşte bunlar Rablerine götürülürler ve şahidler: «Rablerine yalan söyleyenler bunlardır» derler. İyi bilin ki Allah'ın laneti haksızlık yapanlaradır.(11/Hud-18)
17- Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da)İyi bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.(11/Hud-60)
18- Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki, Semud milleti Rabbini inkar etmişti. Bilin ki, Semud milleti Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.(11/Hud-68)
19- Sanki orada hiç güzel gün görmemişlerdi. Dikkat edin(iyi bilin), Semud kavmi nasıl helâk olup gittiyse Medyen de öyle yok olup gitti.(11/Hud-95)
20- Onlar inanmışlar, kalbleri Allah'ı anmakla huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalbler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.(13/Rad-28)
21- Böylece kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak, bilmeden saptırdıkları kimselerin günahlarını kısmen yüklenirler. Dikkat edin, yüklendikleri yük ne kötüdür!.(16/Nahl-25)
22- Müjdelendiği bu kötü haberin etkisiyle utanıp eşinden dostundan saklanmaya çalışır. Şimdi ne yapsın: Hor, hakir, itilip kakılan bir bela olarak onu hayatta mı bıraksın, yoksa toprağa mı gömsün, ne yapsın? diye kara kara düşünür! Dikkat ediniz, ne fena hükümlerdi verdikleri bu hükümler!.(16/Nahl-59)
23- Dikkat edin; göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu da, kendisine döndürüleceğiniz günü de gerçekten bilir. Onlara işlediklerini haber verir. Allah herşeyi bilir.(24/Nur-64)
24- Dikkat edin; gerçekten onlar, düzdükleri yalanlardan dolayı derler ki: «Allah doğurdu» ve elbette bunlar yalancıdırlar.(37/Saffat-151-152)
25- Dikkat edin(İyi bilin ki), halis din Allah'ındır; O'nu bırakıp da putlardan dostlar edinenler: «Onlara, bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz» derler. Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah şüphesiz yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola eriştirmez.(39/Zümer-3)
26- Gökleri ve yeri gerçekten yaratan O'dur. Geceyi gündüze dolar, gündüzü geceye dolar. Her biri belirli bir süreye kadar yörüngelerinde yürüyen güneş ve ayı buyruk altında tutar. Dikkat edin, güçlü olan, çok bağışlayan O'dur.(39/Zümer-5)
27- Ey Allah'a eş koşanlar! Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin.» De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.(39/Zümer-15)
28- Dikkat edin; onlar Rablerine kavuşmaktan şüphededirler; dikkat edin; Allah şüphesiz her şeyi bilgisiyle kuşatandır.(41/Fussilet-54)
29- Gökler neredeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler Rablerini överek tesbih eder ve yeryüzünde bulunanlar için O'ndan bağışlanma dilerler. İyi bilin ki Allah Şüphesiz bağışlayandır, merhametli olandır.(42/Şura-5)
30- O'na inanmayanlar, acele olmasını beklerler; inananlar ise korku ile titrerler ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.(42-Şura-18)
31- Aşağılıktan başları öne eğilmiş, göz ucuyla gizli gizli etrafa bakarken, ateşe sunulduklarını görürsün. İnananlar: «Hüsranda olanlar, kıyamet günü kendilerini de, ailelerini de hüsranda bırakanlardır» derler. İyi bilin ki, zalimler sürekli bir azap içindedirler.(42/Şura-45)
32- (O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allah'a döner.(42/Şura-53)
33- Allah, onların hepsini tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O'na yemin ederler; kendilerine bir yarar sağlayacağını sanırlar. Dikkat edin; onlar şüphesiz yalancıdırlar.(58/Mucadele-18)
34- Şeytan onların başlarına dikilip Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdır. İyi bilin; şeytanın taraftarları elbette hüsrandadırlar.(58/Mucadele-19)
35- Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah'tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah'tan yana olanlardır.(58/Mucadele-22)

6 Şubat 2010 Cumartesi




KUR’AN’DA "ALAYA ALMAK"




ALAYA ALINANLAR

1-Allah
9/Tevbe-65

2-Müslümanlar
2/Bakara-14
9/Tevbe-79
23/Müminun-110

3-Peygamberler
2/Bakara-67
6/Enam-10
9/Tevbe-65
11/Hud-38
13/Rad-32
15/Hicr-11-95
18/Kehf-106
21/Enbiya-36-41
25/Furkan-41
36/Yasin-30
37/Saffat-12
43/Zuhruf-7





ALAY EDENLER
1-Münafıklar
2/Bakara-14-212
9/Tevbe-64


2-Kafirler
2/Bakara-212

3-Ehli Kitap
5/Maide-57




ALAY EDİNİLEN ŞEYLER

1-Allah’ın Emirleri
Kurban(2/Bakara-67)

2-Allah’ın Ayetleri veya Mücizeleri
4/Nisa-140
9/Tevbe-65


3-Din
5/Maide-57
18/Kehf-56-106
30/Rum-10
37/Saffat-14
45/Casiye-9-35

4-Namaz-salat
5/Maide-58

5-Hak-gerçek
6/Enam-5


6-Kıyamet-Ahiret-Hesap Günü
11/Hud-8
16/Nahl-34
45/Zuhruf-33
46/Ahkaf-26

7-İnzar-Uyarı
18/kehf-56

8-Nebe-Haber
26/Şuara-6

22 Ocak 2010 Cuma


KUR’AN’IN “EN”LERİ

Kur’an’ın en uzun suresi:Bakara suresi;286 ayet
Kur’an’ın en kısa sureleri:Kevser,Asr,Nasr sureleri;3 ayet
Kur’an’ın en uzun ayeti:Bakara-282(Mudayene-borçlanma ayeti)
Kur’an’ın en kısa ayetleri: 2 harflik ayetler:
1-Taha suresi 1.ayet:Tâ hâ
2-Yasin suresi 1.ayet:Ya sin
3-Fussilet suresi 1.ayet:Ha Mim
4-Şura suresi 1.ayet:Ha Mim
5-Zuhruf suresi 1.ayet:Ha Mim
6-Duhan suresi 1.ayet:Ha Mim
7-Casiye suresi 1.ayet:Ha Mim
8-Ahkaf suresi 1.ayet:Ha Mim
Kur’an’ın en güzel kıssası:Yusuf Kıssası
Kur’an’ın en meşhur isimleri: Kur’ân, tenzîl, kitâb, furkan, zikr, vahy, kelâmullah
Kur’an’ın en faziletli ayeti(Hadise göre):Ayetel kürsi ayeti(Bakara-255)
Kur’an’ın en son inen sureleri;Maide ve Feth sureleri ve Berae(Tevbe) suresi
Kur’an’ın tertip sırasında en son suresi:Nas suresi
Kur’an’ın en son inen ayetleri;(Rivayet farklılıklarına göre)
1-Size yönelik nimetimi tamama erdirdim ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim. (5/Maide-3)
2-Allah'a döneceğiniz ve sonra haksızlığa uğramadan herkesin kazancının kendisine eksiksiz verileceği günden korkunuz.(2/Bakara-281)
3-İçkinin yasaklanması ayeti(5/Maide-90-91)
4-Mirasla ilgili ayet.( 4/Nisa-176)
Kur’an’ın en güzel tefsiri;Kur’an’ın Kur’an’la tefsiri
Kur’an’ın en temel konuları;tevhid-risalet-ahiret
Kur’an’ın en çok tartıştığı ;ahiret konusu
Kur’an’da en çok ismi geçen peygamber:Hz.Musa a.s(136 kere)
Kur’an’da en çok geçen cümle/ayet:”Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?.”(55/Rahman Suresinde 31 yerde)
Kur’an’da en çok bahsedilen kavim:Yahudiler
Kur’an’da geçen ne çok kelime/isim:Allah(Görebildiğim kadarıyla 2695.Bazı yerlerde Allah’ı ifade eden “hu” zamiri hariç)
Kur’an’da en çok bahsedilen ibadet:Namaz(70 kez)
Kur’an’da Allah isminden sonra en çok geçen Allah’ın isimleri:Rahim (115 kere)(Rahman-57)
Kur’an’da Allah’ın en çok bahsedilen vasfı:Rab (950-970 arası)
En güzel şekilde yaratılan varlık:İnsan (32/Secde-7)(95/Tin-4)
Seslerin en çirkini:Eşek sesi(31/Lokman-19)
En güzel renk,boya:Sıbgatullah(Allah’ın verdiği renki,boyası).(2/Bakara-138)
İhtilaflarda en güzel sonuç;İhtilafı Kur’an ve sünnete götürmek.(4/Nisa-39)
En iyi hüküm veren:Allah (5/Maide-50)
Doğru yoldan sapanı en iyi bilen:Allah (16/Nahl-125)
En güzel söz-kelime:Vahy (17/İsra-53)(39/Zümer-23-55)
Yaratıcıların/biçim verenlerin en güzeli:Allah(23/Müminun-14)
Yapılan işlerin en güzel karşılığı veren:Allah (39/Zümer-35)
En güzel sözlü kimse:”Ben Müslümanlardanım” ve iman edip salih amel işleyen kimse.(41/Fussilet-33
Sözleri dinleyip en güzeline uyan kimseler:Müminler.(39/Zümer-18)
Cehennemin en alt tabaksına girecek olanlar:Münafıklar.(4/Nisa-145)
İnsanların en aşağısı olanlar:İman edip salih amel işlemeyenler(95/Tin-5)
Allah katında canlıların en kötüsü-şerlisi:Vahye karşı sağır ve dilsiz olanlar.(8/Enfal-22) Allah katında insanların en şerlileri:Ehli Kitaptan ve müşriklerden kafirler.(98/Beyyine-6)
Zulümlerin en büyüğü:Şirk.(31/Lokman-13)
En güzel isimler:Allah’ındır.(17/İsra-110)
Gecelerin en hayırlısı:Kur’an’ın indirildiği Kadir Gecesi.(97/Kadir-3)
Rızık verenlerin en hayırlısı:Allah.( 30/Rum-38)
Merhamet edenlerin en hayırlısı:Allah.(23/Müminun-118)
İnsan için en hayırlı mal:Helak kazanç.(11/Hud-86)
En hayırlı örtü:Takva örtüsü.( 7/Araf-26)
Yardım edenlerin en hayırlısı:Allah.( 3/Ali İmran-150)
Tuzak kuranların en hayırlısı:Allah.( 3/Ali İmran-54)
En hayırlı sadaka:Gizlice verilen sadaka.( 2/Bakara-271)
En hayırlı kullar:Peygamberler.(38/Sad-47-48)
Nisyanın en kötüsü: İnsanın kendini unutması, ne için yaratıldığını aklına getirmemesidir(gaflet).(10/Yunus-12)
Her şeyi en iyi bilen,gören,işiten,hikmet sahibi olan:Allah (Kur’an’ın bir çok ayetinde)
İnsanlar için en güzel örnek:Hz.Muhammed a.s.(33/Ahzap-21).Hz.İbrahim a.s. (60/Mümtehine-4)
Dini en güzel olan:Kendini Allah’a teslim eden ve İbrahim’in dinine tabi olan kimse.(4/Nisa-125)
En karlı ticaret:İman ve cihad (Saff-10-11)
İbrahim a.s’ye en yakın olanlar:İbrahim a.s ve Muhammed a.s’ın yoluna uyup iman edenler.(3/Ali İmran-68)
Allah’ın en yakın olduğu kimseler:Akrabalarının aleyhine de olsa adaletle şahitlik edenler.(4/Nisa-135)