20 Ekim 2009 Salı


HANGİ GÖZE SAHİPSİNİZ?

1.KISIM GÖZ
Kimi gözler vardır ki
;Vahye karşı perdelidir.(2/Bakara-7)
Kimi gözler vardır ki;Büyücülerin,sihirbazların yaptıklarından etkilenmişlerdir.(7/Araf-116)
Kimi gözler vardır ki;Karşısındaki Müslüman orduyu Allah onlara çok gördürür.(8/Enfal-44)
Kimi gözler vardır ki;Kıyamet günü gözler dışarı fırlayacaktır.(14/İbrahim-42)
Kimi gözler vardır ki;Büyüyle perdelenmiştir.(15/Hicr-15)
Kimi gözler vardır ki;Allah’ın ayetlerini gördüklerinde tahammül edemezler.(18/Kehf-101)
Kimi gözler vardır ki;Kıyamet vakti-ölüm vakti gelince donakalır.(21/Enbiya-97)
Kimi gözler vardır ki;Allahın mucizelerine/ayetlerine sihir gözüyle bakarlar.(27/Neml-13)
Kimi gözler vardır ki;Ölüm korkusu gözlerinden hissedilir.(33/Ahzap-19)
Kimi gözler vardır ki;Hain hain bakarlar.(40/Mümin-19)
Kimi gözler vardır ki;Zillet içerisindeki oldukları fark edilir.(68/Kalem-43)
Kimi gözler vardır ki;Başkalarının servetine göz dikmişlerdir.(15/Hicr-88)
Kimi gözler vardır ki;Dünya süsüne göz dikmişlerdir.(20/Taha-131)
***************************************************
2.KISIM GÖZ
Kimi gözler vardır ki
;Firavun ve saltanatının yok oluşuna şahitlik etmiştir.(2/Bakara-50)
Kimi gözler vardır ki;Vahyin gerçekliğine şahitliğinden dolayı gözyaşı boşalır.(5/Maide-83)
Kimi gözler vardır ki;Cehennemlikleri görünce “Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma! derler.(7/Araf-47)
Kimi gözler vardır ki;İnfak edecek bir şey bulamayınca gözyaşı dökülür.(9/Tevbe-92)
Kimi gözler vardır ki;Yitikleri yüzünden gözlerine ak düşmüştür.(12/Yusuf-84)
Kimi gözler vardır ki;Bakılması haram olanları görünce gözlerini çevirirler.(24/Nur-30)
Kimi gözler vardır ki;Hidayet olmadığında yol bulamazlar.(36/Yasin-66)
Kimi gözler vardır ki;Cennette verilenlere hoşnutluklarını belli ederler.(43/Zuhruf-71)
Kimi gözler vardır ki;Karşısındaki Kafirler ordusunu Allah Müslümanlara az gördürür.(8/Enfal-44)
Kimi gözler vardır ki;Kainatta düzensizliğinin olmadığına ve Allah’ın gücüne şahitlik ederler.(67/Mülk-3)

14 Ekim 2009 Çarşamba


KUR’AN NE DİYOR,BİZ NE YAPIYORUZ?



Kur’an bize “En yakınlarını uyar” diyor,biz ise;en uzaktakilere ulaşmaların yollarını arıyoruz.
Kur’an bize “Oku” diyor,biz ise; okumayı kitap okuma sanıp dönüyor,dönüyor okuyoruz da kitap yüklü merkeplar haline geliyoruz.
Kur’an bize “Gecenin bir kısmında kalkıp eğitim sürecinden geçin” diyor,biz ise;geceleri televizyon,internet başında ya da deliksiz uyku ile geçiniyoruz.
Kur’an bize “Helal yollardan rızık elde etmemizi” istiyor,biz ise; helal-haram sınırlarını gözetmeden,nasıl daha çok maddiyat elde ederiz uğraşı içerisinde yaşıyoruz.
Kur’an bize “Kendinizi ve ailenizi,çocuklarınızı ateşten koruyun” diyor,biz ise kendi ellerimizle ateşe gönderiyoruz da fark edemiyoruz.
Kur’an bize “Emrolduğun gibi dosdoğru olun” diyor,biz ise;hayattaki yamukluklarımızı sürdürmekte ısrar ediyoruz.
Kur’an bize “Yalnız Allah’a dua edin” diyor,biz ise araya aracılar,torpil koymanın yollarını arıyoruz.
Kur’an bize “Yalnız Allah’tan yardım dileyin” diyor,biz ise;ölü veya diri bazı kimselerden medet umar hala gelmişiz.
Kur’an bize “Dini yalnız Allah’a halis kılın” diyor,biz ise;sütün içerisine su karıştıranlar gibi,Allah’ın dinine eklemeler/çıkarmalar yapmaktan geri durmuyoruz.
Kur’an bize “Şeytanın adımlarını izlemeyin” diyor,biz ise;şeytanı yattığı yerden bile kaldırmaya ,hatta isyanda şeytanı bile şaşırtmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “ Şüphe edenlerden olmayın” diyor,biz ise apaçık ayetlere rağmen şüphe içerisinde yaşıyoruz.
Kur’an bize “Ölçü ve tartıda hile,yolsuzluk yapmayın” diyor,biz ise;gerek maddi ilişkilerde gerekse dostluk ilişkilerinde terazinin kefesini kendi tarafımıza ağırlaştırmaya, veya dostluklardan çıkar elde etmeye çalışıyoruz.
Kur’an bize “Allah Rasulunu en güzel örnek “ olduğunu söylüyor,biz ise O’nun örnekliğini dikkate almadan başka örnekler edinmişiz.
Kur’an bize “Kitaba-Kur’an’a sımsıkı sarılın” diyor,biz ise ;başka kitaplara sımsıkı sarılıp Allahın kitabını bırakmışız.
Kur’an bize”Ehli Kitabı veli/otorite edinmiyen” diyor,biz ise; Ehli Kitabın girdiği deliğe bile girmek için uğraşıp duruyoruz.
Kur’an bize “Farzlara sarılın” diyor,biz ise;adetlere,geleneklere,nafile ibadetlere sımsıkı sarılıyoruz.(Kimi insanlar farz namazı kılmaz,nafile namazı mesela teravih namazı kılmayı zaruret görürler.
Kur’an bize “Faizden uzak durun” diyor,biz ise nerde faizli iş varsa ona bulaşmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “Muhkem ayetlere uyun” diyor,biz müteşabih ayetlerin peşinden koşmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “En güzel şekilde tebliğ yapın diyor” biz ise;yaptığımız tebliğle insanları dinden soğutmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “Tartışmaktan uzak durun” diyor,biz ise,nerede tartışmalı konular varsa,onları temcit pilavı gibi gündeme getirmekten hoşlanıyoruz.
Kur’an bize “Akledin,düşünün,ibret alın” diyor,biz ise hep başkalarının aklılarını göre hareket etmeye çalışıyoruz.
Kur’an bize “Takva örtüsünün hayırlı olduğunu” bildiriyor,biz ise dış görünüşe bakarak aldanmaya devam ediyoruz.
Kur’an bize “Allah’ın sınırlarını koruyun” diyor,biz ise,sınırları aşmaya,zorlamaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “Kitabı unutmayın” diyor,biz ise özel günlerde,cenazelerde kitabı hatırlıyoruz.
Kur’an bize “Hesap gününü unutmayın “diyor,biz ise Allahın hesap gününü unutmuş bir hayat sürüyoruz.
Kur’an bize “Amelsiz sözden sakının” diyor,biz ise yapmayacağımız/yapamayacağımız şeyleri rahatlıkla söylemekten kaçınmıyoruz.
Kur’an bize “Zulme arka çıkmayın” diyor,biz ise; güçlünün/zalimin yardakçılığını yapmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “Onların putlarına küfretmeyin ki onlar da sizin ilahınıza küfretmesin” diyor,biz ise;konuşmalarımızda putlara küfretmeyi marifet sayıyoruz.
Kur’an bize “Boş ve faydasız işlerden uzak durun” diyor,biz ise,nerde faydası iş var,onları yapmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “Yalandan kaçının” diyor,biz ise;yalanın peşinden gitmeye çalışıyoruz.
Kur’an bize “Zandan kaçının “ diyor,biz ise,zannı ilke edinmiş bir hayat yaşıyoruz.
Kur’an bize “Fitne ve fesattan uzak durun” diyor,biz ise;fitne ve fesada sebebiyet verecek davranış ve sözleri yapmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “Haramdan sakının” diyor,biz ise,nerde haram var,onun peşine takılmaya çalışıyoruz.
Kur’an bize “Allah’a yakınlaşacak vesile(salih ameller)arayın” diyor,biz ise;Allah’tan uzaklaştıracak ameller peşinde koşmaya çalışıyoruz.
…………….
Kur’an bize ne diyor?.Biz ne yapıyoruz?

12 Ekim 2009 Pazartesi


ARKADAŞINIZI SEÇİN(2)


BUNLARI ARKADAŞ OLARAK SEÇİN

Arkadaş vardır ki;Allah’a ve Peygambere itaat eder.(4/Nisa-69)
Arkadaş vardır ki;Allah’a şirk koşmaz.(25/Furkan-68)
Arkadaş vardır ki;Dosdoğru olanlarla,şehitlerle ve salih kimselerle oturup kalkar.(4/Nisa-69)
Arkadaş vardır ki;Sizi Allah’tan başka kimseye kulluk etmemenizi öğütler.(6/Enam-71)
Arkadaş vardır ki;Sizi hataya-küfre düşmemeniz için uyarır.(7/Araf-184)
Arkadaş vardır ki;Üzüntülerinizi teselli eder,size moral verir.(9/Tevbe-40)
Arkadaş vardır ki;Sizi cehenneme gitmemeniz için dünyada iken sizi ateşten korunmaya yönelik telkinlerde,tavsiyelerde bulunur.(34/Sebe-46)
Arkadaş vardır ki;Dalalette-sapıklıkta ve tuğyanda değildir.(53/Necm-2)
Arkadaş vardır ki;Mecnun-deli,kendini bilmez değildir.(81/Tekvir-22)
Arkadaş vardır ki;İman edip salih amel işler.(2/Bakara-82)
Arkadaş vardır ki;Küfrü açık belli olanlara rahmet okumaz.(9/Tevbe-113)
Arkadaş vardır ki;Haksızlık karşısında yardımlaşır,güç birliği eder.(42/Şura-39)
Arkadaş vardır ki; ;Büyük günah ve hayasızlıktan sakınır,öfkelendiği zaman kusurları affeder(42/Şura-37)
Arkadaş vardır ki;Namazlarını korurlar,devamlı kılar.(23/Müminun-9)
Arkadaş vardır ki;Allah’ın ayetlerini az bir menfaat-çıkar uğruna satmaz.(3/Ali İmran-199)
Arkadaş vardır ki;Darlıkta ve bollukta infak eder.(3/Ali İmran-34)
Arkadaş vardır ki; Kötü zandan ve gıybetten kaçınır." (49/Hucurat-12)
Arkadaş vardır ki;Söz verdiklerinde sözünde durur. (2/Bakara-177)
Arkadaş vardır ki; Cahillerle asla tartışmaz.(25/Furkan-63)
Arkadaş vardır ki; Kınayıcının kınamasından hiçbir zaman korkmaz. (5/Maide-54)
Arkadaş vardır ki; Mallarıyla ve canlarıyla cihad eder. (9/Tevbe-20)
Arkadaş vardır ki;Her türlü zinadan uzak durur.(25/furkan-68)
Arkadaş vardır ki;Boş işlerden yüz çevirir.(23/Müminun-3)
Arkadaş vardır ki;Yetimin malına göz dikmez.(4/Nisa-2)
Arkadaş bardır ki;Hakkı bile bile gizlemez.(2/Bakara-42)
Arkadaş vardır ki;İnananlara “Sen mümin değilsin”demez.(4/Nisa-94)
Arkadaş vardır ki;Şahitliklerini dosdoğru yapar.(70/Mearic-33)
Arkadaş vardır ki;Başkalarının malını haksızlıkla yemez,yolsuzluk yapmaz.(2/Bakara-188)
Arkadaş vardır ki;Yalan yere şahitlik yapmazlar.(25/Furkan-72)

11 Ekim 2009 Pazar


ARKADAŞINIZI SEÇİN(1)

BUNLARI ARKADAŞ OLARAK SEÇMEYİN
Arkadaş vardı ki;Allah’a ve ahiret gününe iman etmez ve mallarını gösteriş için veren-gösteriş budalasıdır(4/Nisa-38)
Arkadaş vardır ki;Şeytanın en iyi arkadaşıdır.(4/Nisa-38)
Arkadaş vardır ki;Allah’ın ayetlerini inkar edip yalanlar(5/Maide-86)
Arkadaş vardır ki;Hidayette olanları dalalete,sapıklığa düşürmek için bütün gücüyle çaba sarfeder.(6/Enam-71)
Arkadaş vardır ki;Tek olan Rabbe kulluk etmek yerine,kendilerine bir çok rabler edinir.(12/Yusuf-39)
Arkadaş vardır ki;Gerek malını,gerekse soyunu-sopunu üstünlük sayar.(18/Kehf-34)
Arkadaş vardır ki;İnsanı Yaratan Allah’a nankörlük eder.(18/Kehf-37)
Arkadaş vardır ki;güvensizlik içerisinde yaşar.(18/Kehf-76)
Arkadaş vardır ki;Geçmişleri karanlık,zulüm içerinde geçenlerin yollarını takip etmektedir.(51/Zariyat-59)
Arkadaş vardır ki;Allah’ın yasakladığı işleri yapmanızı,O’nun emrine karşı gelmeye çalışır.(54/Kamer-29)
Arkadaş vardır ki;Rahmanın ayetlerini görmezlikten gelir.(43/Zuhruf-36)
Arkadaş vardır ki;Ahirette suçunu üzerinden atmaya çalışır.(50/Kaf-27)
Arkadaş vardır ki;Günahları kendilerini kuşatmış mücrim kimsedir.(2/Bakara-81)
Arkadaş vardır ki;Tagutları,kafirleri dost/veli/otorite kabul eder.(2/Bakara-57)
Arkadaş vardır ki;Faiz bataklığının içerisinde boğulup gitmektedir.(2/Bakara-275)
Arkadaş vardır ki;Küfrü açık belli olanlara rahmet okur.(9/Tevbe-113)
Arkadaş vardır ki;Bile bile yalan söylemekten kaçınmaz.(3/Ali İmran-78)
Arkadaş vardır ki;Sözlerinde durmazlar.(7/Araf-135)
Arkadaş vardır ki;Kendi çıkarına dokunca öfkelenir.(9/Tevbe-58)
Arkadaş vardır ki;Kötülükleri yüzlerinden okunur.(10/Yunus-27)
Arkadaş vardır ki;Kitaptan yüz çevirirler.(21/Enbiya-42)
Arkadaş vardır ki;Sıkıntılı anlarında Allah’ı hatırlar,ama sıkıntıları gidince şirk koşmaya devam eder.(29/Ankebut-65)
Arkadaş vardır ki;Ettiği yeminde durmaz.(35/Fatır-42)
Arkadaş vardır ki;Ortaklarının haklarına tecavüz eder.)(38/Sad-24)
Arkadaş vardır ki;tartışmacıdır.(43/Zuhruf-58)
Arkadaş vardır ki;Batıl içerisinde oyalanıp durur.(52/Tur-12)
Arkadaş vardır ki;Namazlarında gafildir,namazlarına dikkat etmez.(107/Maun-5)
Arkadaş vardır ki;Zanna göre hareket eder.(6/Enam-116)

4 Eylül 2009 Cuma

KUR'AN'DA BEL'AM KARAKTERİ


KUR’AN’DA BEL’AM KARAKTERİ

Kur’an’a baktığımızda “Bel’am”, isim olarak zikredilmez.Ama özellikleri anlatılır.Rivayetlere göre “Bel’am b.Baura” isimli kişi Hz.Musa zamanında yaşamış,Hz.Musa’ya iman etmiş ama daha sonraları tercihini Firavun’un iktidarından yana kullanarak Hz.Musa’ya cephe almış ve Fir’avun’un dinsel anlamda dayanağı olmuştur.
Tarih boyunca beşeri düzenlere baktığımızda üçlü bir sacayağı görüyoruz:
1-FİRAVUN
2-KARUN
3-BEL’AM-HAMAN yani DİN ADAMI
Sistemler sistemini devam ettirebilmek için bu üçlü sacayağını dikkate almışlardır.Sacayağından biri eksik olduğunda o beşeri sistemin devamı zordur.Belli bir zaman sonra yok olmaya başlamıştır.Bu üçlü sacayağında;
-İktidarı,egemen güçü temsil eden kişi yada mekanizma FİRAVUN’u
-Sistemin mal,para gücünü temsil eden kişi veya mekanizma KARUN’u
-Sistemin inançsal boyutunu yani halkın inançları üzerinde tahakküm sağlayan,onları yönlendiren,insanların dini inançlarını pasifize eden veya başka alanlara kanalize eden kişi veya mekanizma BEL’AM’ı oluşturmuştur.Tarih boyunca isimlerin A-B-C vs olması hiç önemli olmamıştır,önemli olan sistemin çarklarının işlemesidir.Bu çarkın içerisinde eskiyenler ya da uyumsuzluk çıkaranlar,egemen güç tarafından hemen değiştirilir.Cahiliyye düzenlerin temel karakteristlikleri budur.
Firavun,Karun ve Bel’am artık tarihte bir protip olarak devam edegelmiştir.Bu üçlünün özellikleri Kur’an’da değişik yerlerde anlatılır.İsimlerden daha çok özellikleri vurgulanır.
BEL’AM tipi Kur’an’da A’raf suresi 175 ve 176.ayette şöyle anlatılır:
Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.
Dileseydik elbette onu bu âyetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o, dünyaya saplandı ve hevesinin peşine düştü. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte âyetlerimizi yalanlayan kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat; belki düşünürler
.7/Araf-175-176

Allah Rasulune insanlara bir haber vermesini istiyor.Ayette geçen “NEBE” yani önemli bir haberi yani büyük haberi ya da bomba haber vermesini istiyor.İnsanlara bu bomba haberi ulaştır ki insanlar Hz.Musa zamanında BEL’AM’a tabi oldukları gibi bugün de Müslümanlar din kisvesi adı altında BEL’AM gibi tiplere karşı uyanık olsunlar,onların oyunlarına düşmesinler,onların sistemi güçlendirmek adına verdikleri fetvalara karşı aldanmasınlar ve uymasınlar.Bu uyarıya ciddi olarak kulak vermemiz ve Allahın verdiği bu önemli haberi aklımızdan çıkarmayalım.
BEL’AM karakteri için Araf 175-176 göre şunları söyleyebiliriz:
-Bel’am,Allah’ın vahyi ile tanışmış,iman etmiş ama daha sonraları şeytanın ayak oyunlarına kapılmış,dünyalık çıkar için dinini satmış,peygamberini satmış,inananları satmış bir kimsedir.
-Bel’am,bilgisi sayesinde tuğyan etmiş,ilmini nakite çevirme peşine düşmüş,az bir paha karşılığı dinini tahrif etmiş bir şahsiyet.
-Bel’am,heva ve hevesinin peşinden gitmiş,nefsinin arzuları ilah edinmeye başlamış,ilmini önceleri Allah için kullanırken,sistemin çarkına dahil olduktan sonra ilmini egemen güçlerin/zorbaların/müstekbirlerin hizmetine sunmuş bir şahsiyettir.
-Bel’am,cahiliyye sisteminin önemli bir faktörü haline gelirken,egemen güce bağlılığını her fırsatta yineleyen,açıklayan ve sisteme karşı çıkanları dindışı ilan eden yani kraldan daha çok kralcı bir şahsiyet haline gelmiştir.
-Bel’am önceleri Allah’a kul/köle olurken,sonraki hayatında Firavun’un,iktidar güçün kulu/kölesi olmuş bir şahsiyettir.
-Bel’am,Allah’ın ayetlerini hatırlatan kimselere karşı,köpeğin uluması,ürümesi gibi ular ve canla başla inancın hayata hakim olmasına engel olmaya çalışır.
Kur’an’da Bel’am karakterinin anlatıldığı Araf suresi 175-176 ayet dışında da din adamlarının özellikleri değişik ayetlerde ortaya konulur:
1-Allah’ın ayetlerini az bir paha karşılığında satan kimseler
Yanınızdaki Tevrat'ı tasdik ederek indirdiğim Kuran'a, inanın; onu ilk inkar edenler siz olmayın, ayetlerimi hiçbir değere karşılık değiştirmeyin ve bile bile hakkı gizlemeyin.2/Bakara-41
2-Hakkı gizlerler ve Hakka batılı karıştırırlar
Hakkı batıla karıştırmayın ve bile bile hakkı gizlemeyin.2/Bakara-42
3-İyiliği/marufu başkalarına emrederler ama kendileri yapmazlar(Sanki onlar bundan muaf)
Kitap'ı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyilikle emredersiniz? Düşünmez misiniz?.2/Bakara-44
4-Kitabı tahrif ederler,istedikleri gibi yorumlarlar
Size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysa onlardan bir takımı Allah'ın sözünü işitiyor, ona akılları yattıktan sonra, bile bile onu tahrif ediyorlardı.2/Bakara-75
5-Kendi yazdıklarını,söyledikleri Allaha izafe etmeye çalışırlar
Vay, Kitabı elleriyle yazıp, sonra da onu az bir değere satmak için, «Bu Allah katındandır» diyenlere! Vay ellerinin yazdıklarına! Vay kazandıklarına.2/Bakara-79
6-Kitabın işine gelen kısımlarını kabul ederler
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.2/Bakara-85
7-Allah’ın kimi ayetlerini gizlerler,gündeme getirmezler
İndirdiğimiz açık delilleri ve hidâyet yolunu -kitapta onu insanlara apaçık göstermemizden sonra- gizleyenler yok mu, işte onlara hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.2/Bakara-159
8-İnsanların mallarını yolsuzlukla yerler,haksızlık yaparlar
Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele.9/Tevbe-34
9-Bilgileri nazaridir,pratik hayatlarında bilgileri işe yaramaz
Kendilerine Tevrat öğretildiği halde, onun gereğini yapmayanların durumu, sırtına kitap yüklenmiş merkebin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerin durumu ne kötüdür! Allah zalimleri doğru yola eriştirmez.9/Cuma-5

BEL’AM karşımıza bir devlet alimi,resmi ideolojinin alimi olarak karşımıza çıkıyor.Bel’am din pazarlamacısıdır ama bu Allah’ın dini değil,afyon haline getirilen bir dinin pazarlamacısıdır.Bu yüzden Bel’am tipli kimselere karşı Müslümanlar uyanık olmalı

2 Ağustos 2009 Pazar

KUR'AN'DA ADALET


KUR’AN’DA ADALET

1-Adil Olamayacaksanız Tek Eşli Olmak En Uygundur
Eğer, velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekle onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız onlarla değil, hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz; şayet, aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız bir tane almalısınız veya sahip olduğunuz ile yetinmelisiniz. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.4/Nisa-3
2-Eşler Arasında Adil Olunmazsa ,Kalben Bir Tanesine Tamamen Meyledip Diğerlerini İhmal Etmemek
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.4/Nisa-129
3-En Yakınının Aleyhinde de Olsa Şahitlikte Adil Olmak Gerekir
Ey İnananlar! Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhlerine de olsa, Allah için şahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakındır. Adaletinizde heveslere uymayın. Eğer eğriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.4/Nisa-135
4-Bir Topluluğa Olan Öfke,Adil Olmaktan Alıkoymamalıdır
Ey İnananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahidler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; adil olun; bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'tan sakının, doğrusu Allah işlediklerinizden Haberdar'dır.5/Maide-8
5-Hak ile Doğruyu Bulanlar Adil Olmalıdır
Musa'nın kavminden hak ile doğru yolu bulan ve onun sayesinde âdil davranan bir topluluk vardır.7/Araf-159
Yarattıklarımızdan, daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir millet bulunur.7/Araf-181
6-Konuşmalarda Kim Olursa Olsun Adil Olunmalıdır
Yetim malına, erginlik çağına erişene kadar en iyi şeklin dışında yaklaşmayın; ölçüyü ve tartıyı doğru yapın. Biz kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları öğüt almanız için buyurmaktadır.6/Enam-152
7-Bir İşe Aracılık Edenler Adil Olmalıdır
Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın……2/Bakara-282
8-İnsanlar Arasında Hüküm Verildiğinde Adalet Her Zaman Gözeltilmelidir
Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür.4/Nisa-58
9-Bir Konu İçin Şahit Gerektiğinde Adaleti Gözeten Şahit Bulun
Ey İnananlar! Ölüm birinize geldiği zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi; şayet yolculukta olup başınıza da ölüm musibeti gelmişse, namazdan sonra alıkoyacağınız, şüpheleniyorsanız, «Akraba bile olsa yeminle hiçbir değeri değiştirmeyeceğiz, Allah'ın şahidliğini gizlemeyeceğiz, yoksa şüphesiz günahkarlardan oluruz» diye yemin eden sizden olmayan iki kişiyi şahid tutun.5/Maide-106
Sonra sürelerini doldurmaya yaklaştıklarında, onları güzellikle tutun veya güzellikle ayrılın ve içinizden adalet sahibi iki erkeği şahit tutun! Şahitliği de Allah için doğru yapın! Bu size söylenenleri duydunuz, bununla Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimselere öğüt verilir. Her kim de Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu sağlar.65/Talak-2
10-Adil Olan ile Adil Olmayan Eşit Olmaz
Allah iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayır çıkmaz; bu, doğru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi?.16/Nahl-76
11-Allah Adaleti Emretmiştir
Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.16/Nahl-90
De ki: «Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarın. Sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.7/Araf-29
12-Allah Adil Davrananları Sever
Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltiniz; eğer biri diğeri üzerine saldırırsa, saldıranlarla Allah'ın buyruğuna dönmelerine kadar savaşınız; eğer dönerlerse aralarını adaletle bulunuz, adil davranınız, şüphesiz Allah adil davrananları sever.49/Hucurat-9
13-Savaşmayan Kimselere Karşı Adaleti Gözetmek Gerekir
Allah, din uğrunda sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasak kılmaz; doğrusu Allah adil olanları sever.60/Mümtehine-8
14-İlim Sahibleri Adalet Konusunda Daha Dikkatli Olmalıdır
Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahidlik etmişlerdir. O'ndan başka tanrı yoktur, O güçlüdür, Hakim'dir.3/Ali İmran-18
15-Adaleti Emredenleri Öldürmek Azabı Gerektirir
Allah'ın ayetlerini inkar edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere elem verici bir azabı müjdele.3/Ali İmran-21
16-Yetimlere,Mağdurlara Karşı Adaletli Yaklaşmak Gerekir
Bir de senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki: «Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor; Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlamayı istemediğiniz öksüz kızlar, mağdur çocuklar ve yetimlere adil davranmanız hakkında kitapta yüzünüze karşı okunup duran ayetler var!» Daha da hayra dair ne yaparsanız, şüphe yok ki, Allah onu da biliyor.4/Nisa-127
17-Allah İnananlar ve İnanmayanlar Hakkında Kıyamette Adaletli Olacaktır
Hepinizin dönüşü, O'nadır. Allah'ın vadi haktır. O, önce yaratır, sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara, inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.10/Yunus-4
18-Allah Kıyamet Günü Her Ümmete Adaletli Davranır
Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onlara peygamberleri geldiğinde aralarında adaletle hüküm verilmiş olur. Onların hakları yenmez.10/Yunus-47
19-Allah,Zalim ile Mazlum Arasında Adaletli Davranır
(O zaman) Zulmeden herkes yeryüzündeki bütün servete sahip olsa (azaptan kurtulmak için) elbette onu feda eder. Ve azabı gördükleri zaman için için yanarlar. Aralarında adaletle hükmolunur ve onlara zulmedilmez.10/Yunus-54
20-Ölçü ve Tartıda Adaleti-Dengeyi Gözetmek Gerekmektedir
Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın.11/Hud-85
Tartıyı adaletle doğru tutun, teraziyi aksatmayın!.55/Rahman-9
21-Kıyamet Günü Adalet Terazileri Kurulacaktır
Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.21/Enbiya-47
22-İnsanların Adaleti Tesisi İçin Kitaplar İndirilmiştir
Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.57/Hadid-25

17 Temmuz 2009 Cuma

ALLAH'IN RAHİM SIFATININ SONUÇLARI


ALLAH’IN RAHİM SIFATININ SONUÇLARI
1-Kullarının Tevbeleri Kabul Etmesi
Adem, Rabbi'nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabb'i de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.2/Bakara-37
Ayetlerimize inananlar sana gelince: «Size selam olsun» de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalık işler de arkasından tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almıştır. O, bağışlar ve merhamet eder.6/Enam-54
2-Kulların İbadetlerinin Karşılığını Verir
Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah'ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder.2/Bakara-143
3-Zaruretler Halinde Kullarına Bazı Şeyleri Mubah Kılar
Şüphesiz size ölü hayvan etini, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası için kesilen hayvanı haram kılmıştır; fakat, darda kalana, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere günah sayılmaz. Çünkü Allah bağışlayandır, merhamet edendir.2/Bakara-173
4-Rahmetini Umanlara Karşı Merhametlidir
İnananlar, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler Allah'ın rahmetini umarlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.2/Bakara-218
5-Yeminlerinden Dönenlere Karşı Çıkış Yolu/Kefaret Yolunu Gösterir
Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler, dört ay bekleyebilirler; eğer yeminlerinden dönerlerse, bilsinler ki Allah bağışlar ve merhamet eder.2/Bakara-226
6-Peygambere Uymak Rahmet Sebeblerindendir
De ki: «Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder».3/Ali İmran-31
7-Sabretmek Rahmet Sebeblerindendir
Sizden, hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyen kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Birbirinizdensiniz, aynı soydansınız. Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir. Cariye ile evlenmedeki bu izin içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlar ve merhamet eder.4/Nisa-25